CUMHURİYET – 05.06.2008
Kuraklık görmezden gelinirken tüm dünyayı saran gıda krizine karşı “pirinç tüketmeyin” diyerek önlem almaya çalışıyor
Bilimsel veriler, küresel ısınmanın yüzde 90 oranında insan eliyle gerçekleştiğini doğruluyor ve iklimler daha önce benzeri görülmemiş şekilde olağandışı ve müthiş bir hızla değişiyor. Bilim insanları, dünyanın görünmez, korkunç ve geri döndürülemez eşiği ne zaman geçeceğinden hâlâ emin değil. Fakat sayıları giderek artan kanıtlar, bu zamanın yakın olabileceğini ortaya koyuyor. Dünya genelinde sera gazlarının artışından yüzde 65 oranında enerji sektörü, yüzde 17 ormansızlaşma, yüzde 14 tarım, yüzde 1 endüstriyel gazlar, yüzde 3 atıklar sorumlu. Bu gidişe dur demek, dünyayı yaşanabilir bir yer haline getirmek için önce iklim açısından güvenli bir enerji stratejisi belirlenmesi ve acilen uygulamaya geçilmesi gerekiyor. Yerkürenin yüzeyine iki saat içinde vuran güneş ışığı bile tek başına, insanların bir yıl boyunca tükettikleri toplam enerjiye eşit. Bu güneş ışığının büyük bölümü ısı haline gelirken, güneş enerjisi ayrıca, her biri insanların kullanımına açık olan rüzgâr, su, dalga ve biyolojik kütlelerde bulunan enerjiyi de yaratıyor. Her gün elimize geçen ve yenilenebilen bu büyük enerjinin sadece küçük bir bölümü bile insanoğluna sonsuza dek yetebilir.
Türkiye 5 Haziran Çevre Günü’ne, sanayileşmeden denizlerini, nehirlerini, göllerini, toprağını kirleten, yasalarla verimli topraklarına konut inşa eden ender ülkelerden biri olarak giriyor. Bunun faturasını da politika üretmek yerine günü kurtarma peşinde koşan yöneticilere oy veren sıradan yurttaş ödüyor.
Birleşmiş Milletler Örgütü 1972 yılında İsveç’in başkenti Stockholm’de 133 ülkenin katılımı ile düzenlediği zirvede, 5 Haziran tarihinin “Dünya Çevre Günü” olmasını oybirliği ile kabul etti. O tarihten bu yana çevre sorunlarına kamuoyunun dikkatini çekmek amacıyla dünya genelinde çeşitli etkinlikler düzenlenmeye başlandı. Dünya Çevre Günü’nün bu yılki ana teması “iklim değişikliği ve toplumların bu konuda alması gereken önlemler”, sloganı da “Düşük Karbon Ekonomisine Doğru: Alışkanlıklarından Vazgeç” olarak belirlendi. Türkiye’nin de etkilerini doğrudan yaşamaya başladığı küresel ısınma, gereken önlemler alınmadığı için önümüzdeki süreçte de ciddi sıkıntılara yol açacak. Hükümet üstüne düşen görevi yapıp önlem almadığı gibi yasal düzenlemelerle doğal kaynakları göz göre göre yok ediyor. Bir yanda Turizm Teşvik Yasası ile ormanlar yapılaşmaya açılırken diğer yanda Kaz Dağları’nda siyanürlü altın arama çalışmaları bakanlık düzeyinde savunuluyor. Kuraklığı görmezden gelen yetkililer, tüm dünyayı saran gıda krizine karşı da “Pirinç tüketmeyin” diyerek önlem almaya çalışıyor.
Popularity: 74%
