Malumları olduğu üzere, 8 – 9 Mart 2007 tarihlerinde Brüksel’de Avrupa Birliği Zirve Toplantısı düzenlenmiştir.
Anılan Zirve toplantısında, esas olarak, Topluluğun Lizbon Stratejisi, İç Pazar Politikası ve Enerji Politikası tartışılmıştır. 9 Mart 2007 tarihinde yayımlanan Zirve Sonuç Bildirgesi’nde yer alan hususlar özetle aşağıda sunulmaktadır:
• İstihdam ve Büyüme için Lizbon Stratejisiyle ilgili olarak anılan Stratejide 2005 yılında gerçekleştirilen revizyonun faydalı olduğu, ekonomide, sosyal alanda ve istihdamda olumlu gelişmeler yaşandığı ifade edilmiştir. Bu çerçevede, Konsey, Avrupa Komisyonu’nu önümüzdeki üç yıllık dönem (2008-2011 dönemi) için İstihdam ve Büyüme Kılavuz’unda kullanmak üzere bir ara Rapor hazırlamaya davet etmiştir.
• Sonuç Bildirgesi’nde, ayrıca, iyi işleyen bir Tek Pazar’ın Lizbon Stratejisinin merkezinde yer aldığı; küreselleşen ekonominin gereklerine ayak uydurmak için gerekli olduğu, iş dünyasının ve tüketicilerin Tek Pazar’a olan güvenlerinin arttırılması gerektiği hususları yer almıştır. 2007 yılının ilk yarısında Tek Pazar’da var olan tüm engellerin ortadan kaldırılması için yasama sürecinin tamamlanması gerektiği ve Komisyon’un 2007 yılının ikinci yarısında kapsamlı bir gözden geçirme yayınlamasının beklendiği hususları vurgulanmıştır. Tam olarak bütünleşmiş bir elektrik ve yakıt iç pazarının, özellikle Tek Ödeme Alanı (Single Payment Area) önündeki engellerin kaldırılması yoluyla Avrupa finans piyasalarının daha fazla entegre olması, posta hizmetlerinin liberalizasyonu konularının Avrupa hizmet sektöründeki bütünleşmeyi tamamlamak ve sektörün potansiyelini gerçekleştirmek bakımından önem arz ettiği belirtilmiştir.
• Diğer taraftan, sonuç Bildirgesi’nde, Avrupa iş çevrelerinin hızla büyüyen 3. pazarlara etkin olarak erişiminin temin edilmesinin gerektiği vurgulanmış; bu çerçevede, Fikri Mülkiyet Haklarının korunması ile korsan ve sahtecilikle mücadeleye uluslararası alanda hız verilmesi gerektiği ifade edilmiştir.
• Topluluğun Enerji Politikası, Zirve’de ağırlıklı olarak ele alınan gündem başlığı olmuştur. Küresel ısınmaya dikkat çekilen Sonuç Bildirgesi’nde, Avrupa Enerji Politikası’nın enerji arzının güvenliğinin arttırılması, AB ekonomilerinin rekabet edebilirliğinin arttırılması ve karşılanabilir (affordable) enerjiye erişim ile çevresel sürdürülebilirliğin sağlanması ve küresel ısınma ile mücadele gibi ilkeler doğrultusunda şekillendirileceği belirtilmiştir. Kyoto Protokolünü temel alacak ve genişletecek olan küresel ısınmayla mücadele müzakerelerine, BM İklim Değişikliği Konferansı çatısı altında 2007 yılı sonunda başlanması ve 2009 yılına kadar tamamlanması gerektiği vurgulanmıştır. Bu çerçevede, Topluluk Sera Gazı Salınımlarının 2020 yılına kadar 1990 yılı seviyesinin % 20’sine düşürülmesi hedefini belirlemiştir .
• Zirve’de, Avrupa İçin bir Enerji Politikasının oluşturulması için kapsamlı bir Enerji Eylem Planı kabul edilmiştir. Sonuç Bildirgesinin ekinde yer alan Eylem Planı,
2007 – 2009 yılı dönemini kapsamaktadır. Avrupa Komisyonu, 2009 yılı sonunda 2010 yılında başlayacak olan yeni Enerji Eylem Planına temel teşkil edecek bir Stratejik Enerji Gözden Geçirmesi (Review) yayımlamaya çağırılmıştır. Ayrıca, bahsekonu Eylem Planı’nda, uluslararası enerji politikaları çerçevesinde Orta Asya, Kafkaslar ve Karadeniz Bölgesi, Brezilya, Hindistan, Ukrayna gibi ülkeler ile işbirliğinin oluşturulması ve güçlendirilmesi AB dış enerji politikasının temel unsurları olarak belirtmiştir.
• Enerji Eylem Planı’nda 2020 yılına kadar Avrupa genelinde % 20 oranında enerji tasarrufu gerçekleştirilmesi hedefi belirlenmiş; bu amaçla enerjinin verimliliğinin arttırılması gerektiği ve bu çerçevede, Komisyon’un Enerji Verimliliği için Eylem Planı üzerine 26 Kasım 2006 tarihli Zirve Sonucunda belirlediği 5 önceliğin yerine getirilmesinin gerektiği vurgulanmıştır Ayrıca, tüm AB genelinde yenilenebilir enerji kullanımı için bağlayıcı bir % 20 seviyesi belirlenmiştir. Yenilenebilir Enerji kavramı ile rüzgar, su, güneş ve biyomass enerjisi kastedilmekte; nükleer enerji bu kapsama dahil edilmemektedir.
• Ancak bahsekonu bağlayıcı oranlar, AB geneli için konulmuş olup; üye ülkelere bireysel olarak bir sınır getirilmemiştir.
AB’nin enerji alanında Topluluk düzeyinde bir düzenleme yapmadığı ve bu sebeple hareket alanının kısıtlı olduğu ve konunun son dönemde iklim konusunda yaşanan gelişmeler sebebiyle eylem planları düzeyinde ele alınmaya başlandığı unsurları göz önüne alınırsa ülkemizin uyum yükümlülüğü Topluluk düzeyinde alınan önlemlere uyum sağlanmasıyla sınırlı olacaktır.
Popularity: 63%
